dilaver
ATILDI
Yarbay
Rep Puanı: 0
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 657
|
 |
« : Aralık 22, 2008, 04:38:18 pm » |
|
Kadınların dış görünümü ve kendilerine olan güvenlerinin sağlanmasında güzel ve pürüzsüz bir cilt görünümü kadar saçlarında önemli bir rolü vardır. İnsanların sağlıklı ve bakımlı saçlara sahip olması ve saç stili onların içinde bulundukları ortamlarda olumlu bir etki bırakır. Ancak günlük yaşantımız içinde tarama, fırçalama ve kurutma gibi uygulamalar sonucunda yada çevresel faktörlerin etkisi ile saçlarımız hasar görebilir. Düzenli bir saç bakımı ve saç kozmetiklerinin akılcı kullanımı ile bu hasar azaltılarak saçların iyi bir şekilde muhafaza edilmesi sağlanabilir. SAÇ IN YAPISI=Saçın büyük bir kısmını çözünmeyen bir protein olan keratin oluşturur. Keratinde bulunan hidrojen, iyonik ve disülfür bağlarında yapılan değişiklikler ile kozmetik reaksiyonlar gerçekleştirilir. Keratin, diğer proteinlere göre inert bir yapı gösterse de bazı reaktiflerle reaksiyona girebilir. Kaynar su, asitler, alkaliler, oksidan ve redüktör maddeler, saça etki edebilir ve kontrolsüz koşullar altında kullanılırsa, saça zarar verebilir.Saçlar ancak kan dolaşımı ile maddelerin, özellikle de kükürt içeren aminoasitlerin saç folikülüne ulaşması ile beslenebilirler. İlaçların, vitamin veya mineral eksikliğinin ve eksik beslemenin saç gelişimini olumsuz yönde etkilemesi de bu şekilde açıklanabilir.
Saç uzamasını ve keratinizasyonunu etkileyen faktörlerin başında besin maddeleri gelir. Protein yetersizliği saçların dökülmesine, incelmesine ve beyazlaşmasına yol açar. Saçların beyazlanması melanositlerin fonksiyonlarını kaybetmeleri ve sayıca da azalmalarına bağlıdır. Saç kökünde tirozinaz aktivitesinin yavaş yavaş kaybolmasından dolayı da saç beyazlaşabilir. Ayrıca kullanılan saç suları ve ilaçlar da saçların renginin değişmesine neden olabilir. Saça uygulanan kozmetik ürünler 3 ana grupta toplanır.
1. Saç bakımı ve temizliği için kullanılanlar 2. İyileştirici bakım ürünleri 3. Saç şekillendirici ve saç rengini değiştirmek için kullanılanlar ŞAMPUANLAR== Saç temizliği için toplumun her kesiminde yaygın olarak kullanılan ürünler şampuanlardır. Şampuanların amacı saçlı deride biriken sebum (yağ), terle atılan maddeler, tozlar ve kozmetik kalıntılardan oluşan kiri saçlardan uzaklaştırmaktır. İyi bir şampuan:
iyi bir temizlemenin yanısıra saça iyi yayılma, kolay durulama, kolay taranma, kolay şekil verilmesi gibi özellikleri taşırken aynı zamanda saça ve saçlı deriye zarar vermemeli, parlak ve güzel bir görünüm verecek özelliklere sahip olmalıdır. Şampuanların ana maddesi olan deterjanlar yüzey aktif maddelerdir. Modern şampuanlarda en çok kullanılan anyonik yapılı yüzey aktif maddeler; sodyum lauril sülfat, sodyum lauril eter sülfat, trietanolamin lauril sülfattır. Şampuanlarda temizleyici ve köpük yapıcı maddeler dışında farklı amaçlarla katkımaddeleri eklenir. Bunlar; PH ve vizkozite ayarlayıcılar (doğal ve sentetik zamklar), ultraviyole filtre ediciler, saça kolay şekillendiren (lanolin ve türevleri) ve parlaklık veren maddeler, koruyucular (bakteri üremesini önleyen), şampuanın saçta birikmesini önleyen (uzaklaştırıcı ) maddelerdir.
Temel temizleyici, tıbbi, bebek, profesyonel, düzenleyici olmak üzere gruplandırılabilirler.
Normal, yağlı, kuru, hasarlanmış ve boyalı saçlara olmak üzere farklı formülasyonlarda bulunurlar. Temel temizleyici şampuanlar Normal-saç şampuanlarında lauril sülfat kullanılır. Temiz -leyici özellikleri fazladır ve orta yağlı kalın telli saçlarda kullanılır. Yağlı-saç şampuanlarında lauril sülfat veya sülfosüksinat içeririler ve temizleyici özellikleri çok iyidir, yenileyici özellikleri azdır. Her gün kullanıldığında saçları kurutabilir ve yıpratır. Kuru- saç şampuanları daha az deterjan içerirler ve temizleme özellikleri az, saçlara daha fazla yapıkazandırma özelliğine sahiptirler. Saçlarını hergün yıkayanlara ve kuru yada hasarlanmış saçlara önerilebilirler.
Bebek şampuanları =Amfoterik deterjan içerirler. Bebeklerin saçlarında yağlanma az olduğundan deterjan miktarı ve temizleyici özellikleri azdır. Bu tip şampuanlar saçlarını her gün yıkayanlar için de uygundur. Ayrıca polisorbat 20 gibi nonanyonik maddelerle kombine edilmesi ile irritasyon özelliği daha da azaltılabilir
Tıbbi şampuanlar =Kepek önleyici olarak kullanılırlar. Bu amaçla içeriklerinde; katran türevleri, selenium disülfid, salisilik asit, zink pirition, kükürt bileşikleri, sodyum pirition bulunur. Bu tip şampuanların seboreyi (yağlanma) azaltma, saçlı deriden kepeğin temizleme ve kepek oluşumunu azaltma gibi fonksiyonları vardır. Katranlı şampuanlar antiinflamatuvar, kükürt ve zink piritionlu şampuanlar antibakteriyel/antifungal etkiye sahiptirler. Yıkama Sonrasında Kullanılan SAÇ BAKIM ÜRÜNLERİ =Saçta Kalan Saç Bakım Ürünleri Saç ve saçlı deriye etkileyerek saçı besleyen, dökülmesini önleyen ve saçların sağlıklı büyümesini sağlayan ürünlerdir. Günümüzde en çok kullanılan bu tür maddeler kuaterner amonyum bieşikleri, dimetikonlar, protein türevleri, amin oksitler ve amfoterik sürfaktanlardır. Son yıllarda daha yoğun bakım maddelerinin eklenmesi ile yüksek performanslı bakımürünleri geliştirilmektedir. Saçın daha kolay taranmasını sağlayan yağ asitleri ve nemin tutulmasını sağlayan yağ alkolleri, nemlendiriciler, kırılmış uçların düzelmesini sağlayan ve saça parlaklık kazandıran proteinler (kollajen, keratin), saçı güçlendiren vitaminler (Vit A, B, E), çekicilik kazandıran renklendiriciler, parfüm, koruyuculardır.
Saçları uzun süre fırçalamak ve taramak, fön makinesiyle uzun süre kurutmak, perma ve boya gibi kozmetik işlemler, özellikle güneş ışınları gibi çevresel etmenler
Saç kütikülünü hasarlandırarak saçların zor taranır ve kolay kırılır hale gelmesine yol açarlar. saçtaki tahribatın giderilmesi, kepek ve seborenin kontrol altına alınması, saç büyümesinin hızlandırılması, saç dökülmesinin azaltılmasıdır.
SAÇ KREMLERİ =saçın parlaklığını ve göz alıcılığını arttırmak, saçtaki statik yükü azaltarak ‘uçuşmasını’ en aza indirgemek, saç telinin yumuşamasını böylece saçın hem ıslakken ve hemde kuruyken taranmasını kolaylaştırmak ve böylece kırık oluşumunu önlemek, saça hacim kazandırmak ve yumuşak ve hoş bir his vermesini sağlamak üzere formüle edilmektedirler. Bu formülasyonlarda keratin biosentezi için gerekli olan maddeler, yağ salgısını kontrol eden maddeler, saç büyüme hızını arttıran ve saçı besleyen meddeler bulunur SAÇ KÜRLERİ =İleri derecede tahrip olmuş saç ve saç gövdesi için hazırlanan preparatlardır. Belli aralıklarla ve yıkama sonrasında uygulanır, uygulamanın ardından durulanmayarak, saçta bırakılırlar. Saç uzadıkça, saçlı deriden uzak kısımlarda kutikul pulları kalkmaya ve kırılmaya başladığından kutikulde bozulmalar meydana gelir. Bakım maddeleri saçın yıpranmış, kırılmış kısımlarına nüfuz ederek etkili olur, saçları dış etkilerden korur, dolgunluk ve hacim verir, elastisite, çekme kuvveti ve doğal ipeksi görünüm kazandırırlar.
Saç Suları (Saç Tonikleri) =Saç tonikleri genellikle saç büyümesini hızlandırmak ya da en azından dökülmesini engellemek amacı ile kullanılmaktadır. Günümüzde ise özellikle kepeğe karşı veya genel bakım amacı ile kullanımları ön plandadır.
Saçtan Durulanan Saç Bakım Ürünleri =Çabuk Kürler (Durulama Kürleri) Günümüzde, çabuk kürler (durulama kürleri) çok kullanılan ürünlerdir. Her yıkama sonrası kullanılan bu ürünler, genellikle 5-30 dakika arası saçta bekletilirler. Saçı ince bir tabaka halinde kaplayarak bakım yapmanın yanında, saçın şekil almasını da kolaylaştırırlar. Formülleri saç kürlerinin formülleri gibidir daha az yağlı kısım içerirler
3)Saç şekillendiriciler ve saç rengini değiştiren ürünler =Geçici şekil verme amacıyla sprey, köpük, jöle ve losyonlar kullanılır. Sabit şekillendiriciler arasında ise perma ve düzleştirici losyonlar yer alır. Spreyler polimer reçinesi olan ve saç tellerini bağlayarak tutan ürünlerdir.
İyi bir sprey =sert görünmemeli, saç yıkandığında kolay giderilmeli, nem çekmemelidir’
Saç boyaları =saçın rengini değiştirmek, beyaz saça istenilen rengi vermek için kullanılır. ==Bitkisel, metalik ve sentetik olmak üzere üç tiptir. Bitkisel boyalardan kına saça kırmızı, papatya çiçeği ise sarı renk verir. Metalik saç boyaları saçı derece derece koyulaştırırlar. Bizmut, kurşun, demir, kobalt, nikel en çok kullanılan metalik boyalardır. Saçların zedelenmesine, kırılgan olmasına ve matlaşmasına yol açarlar. Geçici sentetik boyalar saçın yıkanması ile çıkabilen, azo, antrakinon, benokinon, trifenilmetan gibi maddeler içerirler.
SAÇ İLE İLGİLİ BAZI BİLGİLER =Kepeklenme : Baş derisindeki keratenize olmuş ölü hücrelerin dökülmesi olayıdır. Sağlıklı bir baş derisinde gözle farkedilmeyecek kadar hafif olan deri dökülmesi olayı aşırı ya da tam tersi aşırı kuruluk, antibiyotik veya hormonal ilaç kullanımı, dengesiz beslenme v.b. nedenlerle pul pul dökülme şeklinde gösterilebilir. Meydan gelen kepeklenmenin rahatsız edici olmasından daha da önemlisi baş derisinde hücre yenilenmesinin hızlanması sonucunda cildin tahriş olmasıdır. AŞIRI YAĞLANMA==: Saç folikülüne açılan yağ keseciklerinin görevi cilt yüzeyinde laktik asitle dış etkenlere ve ve mikroorganizmalara karşı koruyucu bir tabaka oluturmaktadır. Ancak bu keseciklerin çok fazla büyümesi ya da salgısının artması sonucunda cilt yüzeyinde çok daha kalın bir yağ tabakası oluşur. Bu durum baş derisinin solunumuna engel olur ve hücre ölümü artar. Aşırı yağlanma beraberinde kepeklenme, saç tellerinde zayıflama ve dökülme olayını getirir. Saç dökülmesi: Sağlıklı bir saç içinde günde 20 – 30 tel dökülme normaldir. Özellikle mevsim değişimlerinde bu sayıda artış görülebilir.
Saç dökülmesinin çeşitli nedenleri vardır ==Irsi Saç dökülmesi: Genellikle yağlanma ile kendini gösterir. Erkek hormonu olan testesteronun etkisiyle matrix hücrelerinin erken ölümü görülür. Bakım ancak bu hücreler ölmeden önce yapılırsa sonuç elde edilir. Hormonal dengesizlik: En çok saç ve deride etkileri gözlemlenen rahatsızlıklardan biridir. Saçın dışarıdan bakımının yanısıra endocrino therapy (hormon tedavisi) uygulanması gerekir. Kemoterapi tedavisi: Çok kısa bir süre içinde saçların dökülmesine neden olur. Tedavisi oldukça güçtür.
DENGESİZ BESLENME: Özellikle hızlı zayıflama diyetlerinde ihtiyacı olan vitamin, proteinleri ve diğer maddeleri alamayan saç kökleri sağlığını kaybeder. Ayrıca aşırı yağlı ve şekerli besin tüketimi de saç dökülmesine neden olur. Traxion: Saç tellerinin aşırı çekiştirilmesidir. Zorlama sonucunda saç telinin kırılması ve dökülmesi olayı gözlemlenir. Saç Tellerinin kırılması: Uçlarda meydana gelen kırık saçın keratin ağının yıpranmasına ve oksijen alımının azalmasına neden olur. Sağlığını kaybeden saç teli kopar.
İLAC KULLANIMI: Daha ziyade antibiyotik etkisiyle görülür. Geçici saç dökülmesidir.
Yanlış ürün kullanımı : Saç teli ölü hücrelerden oluştuğu için kendini onarma şansı yoktur. Dolayısıyla kullanılan şampuan, bakım ürünleri, şekillendiriciler doğru seçilmeli ve doğru uygulanmalıdır. Özellikle de alkol derecesi yüksek, balmumu içeren, yağlı ve pH derecesi cilt ve saça uygun ayarlanmış ürünler kullanıldığında saç telinde incelme, matlaşma kırılma ve dökülme gibi olumsuz sonuçlar gözlemlenecektir.
Saç tellerinin kırılması : En önemli etkeni saçın nemini kaybetmesidir. Gerekli miktarda su molekülünün bulunmamasıhalinde saç teli elastikiyetini kaybeder ve kimyasal bağlarında zayıflama meydana gelir.
Kırılma olayı keratin halinde birbirinde ayrılması sonucu saç telinin incelmesi ve kopması şeklinde olur. Tedavi edilmediği taktirde saç kestirilerek dahi kırılma olayı yinelenir. Dolayısıyla kırılmaya eğimli saçın öncelikle nem ve protein ihtiyacı giderilmesi giderilmesi ve saç teli hidrolipidik kılıfla kuvvetlendirilmelidir.
Saç telinin büyümesi : Sağlıklı bir saç teli yaklaşık ayda 1cm. Olmak üzere 3-6 yıl uzamasını sürdürür. Sonra 3-4 aylık bir bekleme sürecinin ardından dökülür. Sağlıklı bir deride dökülen saçın yerine yenisi çıkar.
Masaj : Saçlar arterler yönünde, yani enseden ve yanlardan yukarı doğru fazla sert olmadan fırçalanmalıdır. Bu işlem her gün tekrarlanmalı, ancak kullanılan fırçanın doğal kıllardan ya da yumuşak bir tür olmasına özen gösterilmelidir.
Arterler-Doku hücrelerine, yani canlı organizmadaki tüm hücrelere gerekli besin maddelerini, oksijen ve suyu taşıyan temiz kanın bulunduğu damarlardır. Arterler, arterciklere sonrada kılcal damarlara dallanarak hücrelere temiz kanı ulaştırır.
Saçı etkileyen faktörler ==Güneş ışınları : Distülfür bağlarını koparır Deniz Kumu : Tahriş eder Deniz Suyu : Saç teli etrafında tuz katmanı oluşturarak peptid bağlarını olumsuz yönde etkiler Su : Polipeptid zincirine girer ve saçın çatlamasına neden olur.
Rüzgar : Saçı kurutur. Kırılmasını ve dolayısıyla dökülmesini arttırır.
Kimyasal Maddeler : Alkaliler (pH 12’de), polipeptitde tuz köprülerinin kırılmasına ve hidrolize neden olur. Organik asitler ve bazlar saçı şişirir. Bu durum saçlara zarar verir.
Beslenmenin saça etkisi : Saç teli dermal papillada bulunan kılcal damarlar ile beslenir. Saç teli dışarıdan kullanılan dopğru bakım ürünleriyle beslenirken saç kökü kanda bulunan oksijen ve besin maddeleri ile beslenir. Bu nedenle meyve, sebze, yağsız et yenmesi ayrıca şeker tüketiminin azaltılması önerilir. Şekerin saç dökülmesine neden olduğu gözlenmiştir.
BİZCE; Sağlıklı görünümünü ve doğal dengesini korumak için mutlaka düzenli bir bakıma ihtiyacı olan saçlarımız için yapacağımız en doğru şey, saçın yaşam kaynağı olan saç derisinin de sağlıklı olması gerektiğini unutmamak ve kullanımı kolay, bileşimlerinde nitelikli hammaddelerin yer aldığı kaliteli ve saç yapısına uygun ürünleri kullanmaktır.
|